Fenerbahçe’nin devre arasını nasıl değerlendirmediğini, Bursaspor karşısındaki performansı ile gördük. Aragones, takım üzerindeki çalışmaları, oynadıkları maçların performansı, futbolcularının hem kişisel, hem de oyun karakterlerini değerlendirerek, bir değişikliğin peşine düşmeliydi.

Sürekli Fenerbahçe’nin teknik adamlarını tartışıyoruz bunlardan biri Dünya yıldızı Zico’ydu. Diğeri Dünya’nın en yaşlı teknik adamlarından biri. Yani iş “Dünya” klasmanına gelince Fenerbahçe’nin seçimlerinde sorun yok. Ama bu isimlerin takıma neler kattıklarını tartışmak durumundayız. Çünkü öylesine büyük beklentiler içindeyiz ki, bu seçimlerin sadece Başkan’ın yönetim modelinin bir parçası olmasıyla “apışıp” kalıyoruz.
Fenerbahçe, yılların getirdiği gelişme, gelirlerini arttıran modeli, her sene bir yıldız oyuncuyu kadrosuna katma prensibiyle, Turkcell süper Ligi’ndeki diğer rakiplerin ayrılan bir takımdı. Müthiş stadıyla darphaneye kavuşmuş, maddi problemlerini, taraftarının müthiş desteği ile aşmışken, sahada bir türlü sıçrama yapamıyordu. Fenerbahçe’den daha iyi olmadığı halde başka takımlar bu tempolu oyunu, seyirciyi coşturan tempoyu ve keyifli skorları alıp, umutlarını taze tutmayı başarırken, bunun Kadıköy’de “yasaklara” takılmasıdır, benim anlayamadığım.
Fenerbahçe’nin temposuzluğundaki baş sorumlu olarak Alex sorumlu tutuldu. Alex takımın bu kadar önemli ismiyken, baş kötülüğün nasıl nedeni olabilir?

Eğer sahadaki oyuncular hareketli olmazsa, kafaları karıştırıp, pas seçeneklerini arttırmazsa, tempo da olmayacaktır, keyif de. Aragones hala Guiza’nın golcü olduğunu zannediyor, hala Alex’i orta yuvarlakta tutmaya gayret ediyor.Rakip ceza yayının yakınına götürmesi gerekirken, sen geriye gel, diğerlerinin sahada nasıl durduğunu seyret diyor Alex’e.

“Dediğimi yapmıyorlar” da diyemez. Kadro kalitesi öylesine yakın ki, dediğini yapmayanı kulübeye oturtsa, diğerini oynatsa hangi verimden geri kalacak?

Ben Fenerbahçe kadrosunun şampiyonluk için yeterli olduğunu düşünüyorum. Kendi kalitesini koruyor. Tek eksiği mantalitesinin olmaması. Bir takımın karakteri olur, Fenerbahçe’de bu yok. Ne iyi hücum ediyor, ne iyi mücadele ediyor, ne de iyi atak oynuyor.
Bir teknik adamın, kazanacağı euoralar kadar, bunları da sorgulaması, sahadakilerin beceremediği bir şeyler yaptırmaya çalıştığını bize göstermesi gerekiyordu. “Kafaya göre” teknik adamla, umarım ilerleyen haftalarda güzel şeyler yazma fırsatımız olur.

Çeviri / Translation

English German Italian France Polish Russian Spannish Ukrainian Bulgarian Dutch Finnish Hindi Japanese Norwegian
Benzer Yazılar
Etiketler
  • Şampiyon Fenerbahçe Ülker ve karmaşık şeyler
  • Değişimler ve gerçekler
  • Pamuk eller cebe
  • Ertuğrul’u takdimimdir!
  • Uğur Meleke: Tatsız sert!
  • Ercan Güven: Aziz Yıldırım’a haksızlık oluyor!
  • Başka futbolun insanları
  • Büyüklük takıntısı değil, futbolun büyüsü şampiyon
  •