->
Bir adam düşünün.
Ne İngilizcesi, ne Almancası,
Ne ,italyan favorileri, ne abuk sabuk saçı, ne jölesi, ne can simidi gibi boyunluğu,
Ne “Beni sadece Tanrı yargılar” dövmesi,
Ne düşük çorapları, ne halat gibi kolyeleri,
Ne çifte pasaportu, ne top model karısı, ne Porsche’si, ne küpesi,
Ne dopingi, ne trilyonları, ne magazini,
Ne yalanı, ne cezası, ne itirazı, ne kumarı,
Ne yere eldiven atması, ne yere forma atması, ne hakeme kanını sürmesi,
Ne “İleri-geri koşuyorum, benim suçum yok” gibi bir açıklaması,
Ne Avrupa’dan “Bunlar ırkçı, beni oynatmadılar” diye kös kös geri gelmesi,
Ne küfürü, ne yedek klübesini tekmelemesi, ne arkadan tekmesi,
Ne diğer kaptanlar ile takunya kavgası,
Ne ırkçılık hükmü, ne hapis olayı,
Ne gırtlak kesmesi, ne silah olayı, ne çek olayı,
Ne içki ile yakalanma, ne kadro dışı kalma olayı var.
Tek birşeyi var.
Sivas nüfus kağıdı.
Ve biraz pis sakal ve gözyaşı.
Bu aksesuarlarla Avrupa’ya gitti.
Türk’ün Avrupa’daki ilk kaptanı oldu.
Hani derler ya…
“Adam babamın oğlu değil, tanımam etmem, ama severim.”
Ben ne tanırım, ne futbolunu severim Ümit Özat’ın.
Ne sevdim, ne yakıştırdım Fenerbahçe’ye.
Hiç de özlemedim.
Ta ki bu haftaya kadar.
Çünkü bu hafta Fenerbahçe maça, takımdaki, klüpteki, yönetimdeki dedeleri anlatan “Yaşlılar Haftası kutlu olsun” pankartı ile sahaya çıkarken,
Almanya’da basın toplantısında gözleri dolmuş “Futbolculuğum bugüne kadarmış” cümlesi ile genç futbol kalbi duruyordu.
Çünkü bu hafta, Washington’u kalp krizi geçirdi diye sabah ülkesine gönderen Fenerbahçe’nin, resmi sitesinde “Volkan Demirel Akmerkez Fenerium’da” manşetteyken,
Elin gavuru FC Köln, oğlumuza jübile sözü verip, yardımcı antrenörlük diplomasını almasını sağlıyordu.
Çünkü Kocaelispor maçında takımın en isabetli pas yüzdesine Deniz Barış sahip iken,
Bu hafta bana, “Futbolu bırakıyorum”dan sonra sanki sahada bir futbolcu vefat etmiş gibi hissettiğimi, diğer insanların Ernst’lerle yeni Ümit’lere koştuğunu, Ümit Özat gibi bir adamın belki futbol olarak değil ama kafa olarak Fenerbahçe’deki eksikliğini ve Fenerbahçe’nin de ne kadar Ümitsiz olduğunu hatırlatıyordu.
Bu hafta gerçekten özledim Ümit’i.
Ve üzüldüm…
Çünkü…
O basın toplantısında Ümit’i gördüm, üzerinde forma yoktu,
Turkcell Süper Lig’de çok forma gördüm, içinde hiç ümit yoktu.
Çeviri / Translation
Benzer Yazılar |
Etiketler |
|
Şampiyon Fenerbahçe Ülker ve karmaşık şeyler
Değişimler ve gerçekler
Pamuk eller cebe
Ertuğrul’u takdimimdir!
Uğur Meleke: Tatsız sert!
Ercan Güven: Aziz Yıldırım’a haksızlık oluyor!
Başka futbolun insanları
Büyüklük takıntısı değil, futbolun büyüsü şampiyon
|
Almanca, Beni sadece Tanrı yargılar, can simidi, çifte pasaport, doping, düşük çoraplar, FC Köln, Futbolu bırakıyorum, İngilizce, ırkçı, italyan, pis sakal, Türk’ün Avrupa’daki ilk kaptanı, volkan demirel, Washington, Yaşlılar Haftası, yedek klübesi |